ÇATALCASAVAŞLARI                1912 - 1913 Balkan Savaşlarının bir safhasıdır. Kırklareli'ni alarak Edirne'yi kuşatan Bulgarlar Lüleburgaz'da Türk Ordusunu yendiler.15 Kasım 1912'de Çatalca'da ki savunma hatlarına saldırdılar daha önce tahkimat yapılan Çatalca'da [ devam ]

 

  Çatalca ve Hadımköy’de Yunan işgal kuvvetlerinin arttırılmakta olduğu, baskı ve mezâlim sebebiyle Müslümanların azınlık durumuna düştükleri, kardeş gibi gördükleri Hıristiyanlarla aralarında herhangi bir olay çıkma ihtimalinin uzak olduğu ancak yine de tedbir alınması gerektiği  [ devam ]

 

 

Trakya'daki Rumların Yunan Hükümeti tarafından silahlandırıldıkları ve Yunan armalı Rum çetelerinin Çilingos Çiftliğinde  toplandıkları 16 Mart 1921  [ devam ]

 

1924/1941 Yılları Arasında Çatalca Vilayeti Mülki Taksimatı: Çatalca Vilayeti 40 sene önce İstanbul’a bağlı Kaza-yı Erbadan (Dört Kaza) biri iken ilişkiyi keserek müstakil liva haline ve 339 senesi başlarına doğru Cumhuriyet Hükümetimizin yeni teşkilatı gereğince Vilayet haline dönüştürülmüştür. Çatalca, Silivri, Büyükçekmece adlarında 3 kazadan oluşmakta olup bunların içersinde en büyüğü ve en gelirlisi şu anda merkez kaza olup Terkos, Karacaköy  2 büyük Nahiyesi ve 60 pare Köyü vardır [ devam ]

 

1924 / 1941 Yılları Arasında Çatalca Vilayeti Eğitim Durumu  İstanbul’a yakın olduğu için ilim irfanıyla oldukça yükselmiş aydınlar yetişmişse de her tarafta olduğu gibi vilayetimiz dahilinde de köy okulları çok geridir. [ devam ]

 

 

1924 / 1941 Yılları Arasında Çatalca Vilayeti Düğünlerinde Gelenekler: Her yerde olduğu gibi bu havalide de “görücülük” adeti vardır. Kız oğlana münasip ise yana yaka överler ve çocuğun onayını aldıktan sonra tekrar istemeye gederler. ”Hak yazdı ise çizgi silinmez, kısmet var ise olur inşallah”sözüyle gülerek sevinerek dönüp üç gün sonra da komşulardan soruşturmaya ve ağız aramaya çıkarlar [ devam ]

 

 

1924 / 1941 Yılları Arasında Çatalca Vilayetinde Batıl İnançlar:Vilayetin İstanbul a yakınlığı ve basınla eğitim ve kültürle münasebeti ve modern hayatın buralarda da bir dereceye kadar yaygınlık elde etmek üzerine hurafeler ve batıl inançlar, falcılar, biliciler, büyücüler, mütetabibler kırlangıçların kısmen az oluşuna rağmen bunlara ancak ahalinin çok cahil kesimi olan yüzde beşi ilgi göstermektedir.Ciddi tedbirlerimiz sayesinde vilayet mütetabibler kırlangıçlar halen mevcut değildir. Batıl inançlar arasında pek ender tesadüf edilenler aşağıya çıkarılmıştır [ devam ]

 

DÜNDEN BU GÜNE ÇATALCA

Bazı rivayetlere göre İnceğiz Mağaraları ve Çatalca Ayazma alanın da ki mağara Traklar dönemine ait yerleşimlerdir. Fakat bu döneme ait bilgiler pek net değildir. Çünkü İnceğiz Mağaraları Erken Bizans döneminde  mezhep kavgalarından kaçanların da sığınıp barındıkları yerler olmuştur. Dönemin Seyyahı Evliya Çelebiye göre  ise Çatalca’nın başka adı daha vardır. Bu isim de Haniçe dir. Haniçe Rumca bir sözcük olup Büyük İskender döneminde İstanbul’u onaran Kral Yağfur ( Yefkur ) un kızı Haniçe’nin yaylağı olması nedeniyle babası burada büyük bir kale yaptırarak Rumca Haniçe adını ... [ devam ]  

Ekleme Tarihi 12.06.2004

 

    ÇATALCA (Eski adları: Metra veya Matrai, esk. Yun. Pharsalos, yeni Yun. Pharsala).Stratejik ve ticari konumu sebebiyle arkaik çağlardan itibaren iskan edilmeye başlandı..[ devam ]

 

    Ferhadpaşa Camii ünlü vezirlerden Sadrazam Ferhadpaşa tarafından XVI. Yy.da yaptırılmış olup bu yapının mimarı Mimar Sinan'dır. Kasabanın kurulduğu bir tepenin eteğinde yapılmış olup, önünden geçen yola göre bir set üstündedir. Binanın önü, revaklı üstü kubbe, ile örtülüdür. Son cemaat yeri 4 sütun üstüne atılmış kemerler üstünde üç küçük kubbe ile örtülmüştür. Kare plan üzerinde inşa olunan cami, dört duvar üzerinde sekiz köşeli kasnakla ve tek büyük kubbe ile örtülmüştür. Cami 1714, 1723, ve 1894 yıllarında onarım görmüştür. Ferhadpaşa Çeşmesi, Ferhadpaşa Camii'nin önünde bir set üstündedir. Cami ile birlikte yapılmış olup , klasik üsluptadır.

 

Hacı Mahmud Çeşmesi, 1885 yılında yaptırılmıştır. Çeşmenin üzerindeki sülüs yazı üslubundaki kitabenin baş tarafı kaybolmuştur. Çatalca Hamamı XVI. yy. yaptırılmış olup bahçesinde eskiden havuzu da vardı. İki basamak merdivenle çıkılan bölümde bir peyk ile beş soyunma yeri vardı. Uzun süre kapalı kalan Hamam, 1941 yılında Vakıflar idaresi tarafından onartılarak özel şahıslara satılmıştır. Çatalca ‘da iki başpiskoposluk bulunmaktaydı. Birçok kilisenin yapımına veya harap olanların onarımlarına Osmanlı devletince izin verilmiştir.  Katırcı Köprüsü, XVIII.yy. önce inşa edilmiştir. Ancak yapının 1709 yılında onarımını emreden bir vesika mevcut olduğuna göre daha eski bir tarihe ait olduğu anlaşılmaktadır. Bahşayiş istasyonundan geçen Çatalca istasyonuna yaklaşırken demir yolu ile Çatalca kasabası arasındadır. Dört gözlü kargir ve harap yapıdır

 

Saraylar: Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu’nun burada yaptıkları Saraylardan günümüze eser kalmamış bulunmasına rağmen bunlardan Hünkar Sarayı, Veli Usta Sarayı, Çataloğlu Sarayı, Kadir Ağa Sarayı, Hasan Paşazade Sarayı, Kızlarağası Sarayının, adları ve ünleri günümüze dek gelmiştir. Ayrıca yine elde mevcut belgelerden buraya vaktiyle 7 tekke, 270 dükkan, çok sayıda çeşme ve hamamın bulunduğu bilinmektedir

 

1925 -1941 Çatalca'sının Genel Nüfus Durumu : Nüfusun  üçte biri gayrimüslim olup kalanı tamamen Türk’tür. Bu yüzden büyük çoğunluk Türk unsurundadır. Vilayetin genel nüfusu 50.320 olup bunlardan 20.129'u Rum,2.166 nüfus Musevi, 124 Ermeni, 241 nüfus Bulgar, 651 nüfus Kıpti-Müslim, 268 nüfus Kıpt-i gayrimüslimdir. Vilayet dahilinde esas yerli olarak Çerkez nüfus adedi beşi geçmediği gibi Gürcü, Gürcü-Abaza da yoktur. Kırk hane kadar Kürt  varsa da asıl geleneklerini kaybetmişlerdir. Rum Ortodoks’larının büyük kısmı aşlama olup tarih belgelerine göre Tuna ve havalisindeki Bulgarlar sürgün amacıyla Osmanoğulları hanedanı tarafından Çatalca yöresine gönderilerek korku ve endişe üzerine zaman zaman Rum Ortodoksluğuna dönmüşlerdir

 

Giyim ve Kıyafet: Çoğunluk olarak Türk olduğu halde muhtelif yerlerden ve muhtelif tarihlerde gelmiş olmaları yüzünden  giymiş oldukları elbise bir birlerine benzemez. Gerçi eski geleneklerine bağlı olarak milli kıyafette gezenler varsa da çoğunlukla vilayetin büyük kasabaların da setre pantolona rağbet artmaya başlamış ve bu elbise bazı köylerde bile giyilmekte bulunmuştur.

 

1924 / 1941 Yılları Arasında Çatalca Vilayetinde Okullar:Merkez kaza dahilinde Çatalca kasabasında 1 İdadi 1 Erkek Numune İlkokulu, Ana Okulu, Nahiye Okulları dahil olduğu halde Erkek ve Kız 41 tane Köy Okulu [ devam ]

 

 

 

   MATRAİ Bizans İmparatorluğu zamanında MATRAİ ismi ile bilinen Çatalca, Osmanlı imparatorluğu hakimiyetine girinceye kadar birçok savaşa sahne olmuş ve istilaya uğramıştır. Türk Hun İmparatorluğu Atila 447 tarihinde büyük ordusu ile Çatalca, dan geçip Büyükçekmeceye kadar gelmiş ve Bizans'ı vergiye bağlayarak geri dönmüştür. [ devam ]

  HADIMKÖY 1972 yılına kadar Hadımköy nüfusu yerli halk ve subay, astsubay ailelerinin sayısı ile sabit kalmışsa da fabrikaların kurulmasıyla  bu rakam nispeten  artış göstermiştir. 1980 yılı sayımına göre bucak merkez nüfusu 4995 dir. Bucak İstasyon ve Sağlık Mahallelerinden oluşur. Müstakil Belediyesi mevcuttur. Bucağa bağlı köyler;Yassıören, Dursunköy, Ömerli Sazllıbosna,Dliklikayadır[ devam ]

   BİNKILIÇ Eski bir Rum Köyü olan Binkılıç’ın eski adı Istranca dır. 1960 yılında çıkan bir kanunla ismi Binkılıç olarak değiştirilmiştir.  Çanakkale savaşlarınakatılanyaşlıların anlattıklarına göre  o tarihlerde Istranca’da bu bölgeyi koruyan binkişilik silahlı  grup yaşarmış. Binkılıç Balkan Harbi sırasında düşman askerlerinin giremediği nadir yörelerden biridir.[ devam ]

   DURUSU:  Eski adı Terkos olan Durusu’nun tarihi yaklaşık 1000 yıl öncesine kadar dayanır. Bugün kü  köyün kuzey batı  istikametinde   göl kenarında Kaleiçi olarak bilinen  yarım ada üzerinde Cenevizliler tarafından bir korsan yatağı olarak... [ devam ]

   ÇİFTLİKKÖY: Çiftlikköy’ün ilk kuruluşu bir çiftliktir. İsmini de bu çiftlikten alır. Çiftlikköy yaklaşık 300 sene önce Hacıoğlu, Körhasan, Kürt dere çiftlikleri ile beraber Osmanlı Türkleri tarafından kurulmuştur[ devam ]   KARACAKÖY: Eski bir Rum köyü olan Karacaköye Bulgaristan’dan altı hane Türk’ün yerleşmesi ile Türkleşme başlamış,1877 Plevne  savaşından sonra yine Bulgaristan’dan gelen Türk aileleri ile 50 haneye yaklaşan nüfusu ile bir Türk köyü haline gelmiştir [ devam ]  

YALIKÖY:  Yalıköy’ ü tarihe bundan 200-250 yıl öncesine kadar dayanır. Yalıköy korsanların, yan kesicilerin, kara para sahiplerinin bu paraları  akladıkları bir eğlence merkeziymiş [ devam ]

 

  KESTANELİK: 1924 Senesinde Yunanistan’dan gelen Türklerle, buradaki Rumların mübadelesiyle Türkleşen, eski bir Rum köyüdür.şimdiki parkın yerinde bulunan Kilise zamanla yıkılınca yerine park yapılmış [ devam ]

BAHŞEYİŞ: Bahşayiş Köyü Çatalcaya bağlı, B. Çekmece gölü kenarında, 435 nüfuslu, 95 haneli şirin bir köydür. Köyün esas kuruluşu 1891 yılındadır. Kırımdan gelen göçmenlere bu bölge Padişah Abdülhamit tarafından bahşiş olarak verilmiştir [ devam ]

BABA NAKKAŞ: Fâtih Sultan Mehmed, yakınlarından olan Baba Nakkaş’a vaktiyle “KutluBey” denen ve Çatalca’ya yakın olan bir köyü arpalık olarak 870 (1465-66) senesinde vermiştir. Bundan on sene sonra Baba Nakkaş içine bir câmi yaparak burasını vakfetmiş ve ondan sonra Baba Nakkaş köyü diye anılmaya başlamıştır. [ devam ]

 

Çatalca Jeolojik Yapısı Madenleri ve Enerji Kaynakları:  Mermer, Manganez, Kuvars kumu,Grafit, Altın, Linyit [ devam ]

[ Ana Sayfa ]